29 Aralık 2014, 23:29 | Yorum yok


Sirket olsak her üç ayda bir, yani her ceyrekte ka’r zarar hesabı cıkartıyor oturduk. Son hesap yıl sonunda çıkardı.ınsan olunca yılda bir hesap

çıkartmak yetiyor. 0 da usulen.

Ama baktığımızda gecmis yılın

ilgili beklentileri konuşuyoruz gibi görünüyor. Televizyonlara bakıyorum. “Yeni yılda neler olsun?” deniyor insanlara. “Piyango cıksa ne yaparsın?” deniyor.

Gelecek yılla ilgili beklentimizi yazının sonuna saklayalım da 2012’de neler oldu? Hukuk acısından. demokrasi acısından kazançlar. kayıplar nelerdir? Onlara bakalım önce.

1980 yılındaki darbeden sonra, yılbaşı öncesi Ingiltere’ye gitmiştim. Sanıyorum bir Fransız Ve bir isviçreli arkadaşla sohbet ederken bana Türkiye’de yönetim biçimini sormuşlardı. Askeri rejim olduğunu ve seçme, seçilme hakkının bulunmadığını söyledim.

“Eskiden nasıldı?” dediler.

“Demokrasiydi.” dedim.

“Nasıl bir demokrasi?”

“Yani seçme ve seçilme var. Kuvvetler ayrılığı var.”

“Peki, katılım var mı? Yani, örneğin seçilmiş iktidar mahallenizden bir yol getirmek istiyor. Yasal olarak her şey tamamlanmış. gerekli kararlar alınmış, yargı denetiminden de geçmiş. Mahalle halkı ise yeşili yok edecek bu yolun oradan geçmesini istemiyor. Mahalle halkı oturma eylemi yapıp oradan yol geçirilmesine engel olabilir mi?”

içimden. “Bir otursunlar da görsünler. soluğu işkence odalarında alırlar.” demiş, arkadaşlara “hayır” dernekle yetinmiştim.

C zaman, “Sorması ayıp, ne demokrasisi?” demişlerdi. Aradan otuz iki yıl geçmiş. Bugün de hala bazı şeyleri içimizden söyleyebiliyor, bazılarını

açıktan söyleyebiliyorsak gecen yıllara acırım. Onu bırakın 2012 yılbaşı kartımızda 1215 Magna Carta’clan söz ederek 2012’nin 796 yıl öncesinden daha adil olmasını dilemiştik. 797 yıla acım.

2012’de        Hukukun        gelişme   sürecinde

demokrasi dendiği zaman ilk anlaşılması ge­reken “kuvvetler ayrılığı” tartışıldı. Yasama ve Yürütme organı iktidarını elinde tutanlar. “Kuvvetler ayrılığı gereksiz, yargı olmasa icraat daha çabuk olur” dediler.

2012’de 20.000 sayfalık iddianameler ve bir bucuk milyon, tekrar ediyorum bir bucuk milyon eki bulunan iddianamelerle insanlar yargılanıyor. Bana bir Allah’ın kulu çıkıp Ola “ben bu iddianamenin ve eklerin tamamını okudum” demesin.

Sorması ayıp, bütün bu yazıları okumaya bir değil on ömür yeter mi?

Yargılananlar için istenen ceza ne? ömür boyu hapislik. Yani ömrünün kalan bütün yıl basılarını hapiste geçirecek mahkum olanlar. Barikat ve biber gazı ile 29 Ekim kutlamalar yapıldı.

Topluca Ankara’ya gitmek isteyen insanlara bineceği, bindiği otobüsler çekme halatı bulunmadığı için çıkış noktalarında engellendi Anıtkabir yolu kesildi.

ODTÜ öğrencileri. sırf demokratik görüş bildirme arzuları. protestoları nedeniyle yine 12 Eylül öncesi ve sonrasında olduğu gibi tartaklandı gözaltına alındı.

Öğrencilerine sahip çıkan öğretim üyelerine karsı öyle sevimsiz ifadeler kullanıldı ki… Demokrasi ile bağdaşır tek yanı yok. Memlekette idare edilenler, idare edeni denetlemedikçe, ne kuvvetler ayrılığı kalır re insanlık onuru.

idare eclilenlerin, idare edenleri denetlemesi de ancak hukuk varsa mümkündür.

Bizim yeni yıl için tek dileğimiz. HUKUK VAR OLSUN.